19 Ağustos 2017 Cumartesi

Ya bu nasıl devran, ya bu nasıl devran!

25 Aralık 2013, 19:26
Ya bu nasıl devran, ya bu nasıl devran!
MÜNEVVER ÖZGENÇ
 Ahmet Kaya’nın en sevdiğim delidolu şarkılarından (*)

28 Nisandı yavru hey/ Ham meyveyi kopardılar dalından

Şiire konu olan 28 Nisandan (1960) bu yana ülkemde kaç bahar dalına kıyıldı daha, katledildi kaç can?

Sayısız faili meçhul, ölüm, cinayet hesabı sorulmayan

Devran devrana evrildi, değişmeyen gözyaşı, zulüm ve kan

Bir başka ezgimizle yani,

Bu devran, bu devran zalim bu devran

 

Her şeyden önce kanlı bir devran!

35 yıl önce yaşanan utanç günlerinden birinin yıldönümünden geçtik.

Ülkemizi bugünkü karanlık günlere hazırlayan planlı organize bir kıyımın, Maraş katliâmının acıları da, tanıklıkları da daha dün gibi taze.

Anma gecesinde Mersin Cemevini hıncahınç dolduran acılı, yaralı insanların dilinde yine de öç almaya yönelik ne kin ne hesaplarda intikam. Bunun yerine yüzyıllar öncesinden ses verip insan sevgisini öğütleyen, insanlığın erdemlerini baş tacı eden ağıtlara deyişlere gönülden itaat.  

 

Her ayın payına hesabı sorulmamış türlü ölümlerin, katliamların, cinayetlerin utancı düşer ülkemizde. Bir değil, beş değil onlarca acıyla, utançla yaralıdır bizde aylar neredeyse her günüyle.

İki gün sonra 28 Aralık. Uludere’de ekmek peşindeyken öldürülen otuzdört yoksul yurttaşın bombalarla parçalanmış bedenlerinden hâlâ kan sızıyor. Hesabı verilmemiş, aydınlatılmamış bir katliâm hâlâ yürekleri dağlamakta, hâlâ üzeri karanlık.

Hırsız bir devran! Milyonlarca emekçinin birazcık daha insanca yaşayabilmek  umuduyla yolunu gözlediği asgari ücret zammı için büyük menfaatler incinmesin diye kılı kırk yarıp toplantı üstüne toplantı yapılırken, göz önündeki akıl almaz hırsızlıkların üstü kapatılıp, gözden kaçırılmaya çalışılıyor.

Neylersin ki, bu kez rant büyük, kavga büyük. Saklanamaz gizlenemez boyutta.

Kılıf minareyi tutmuyor, minare kılıfa uymuyor.

Saçılan paraların, verilen armağanların haddi hesabı yok. Rüşvetin, usulsüzlüğün sınırı yok.

Cem Karaca’nın deyişiyle

Çete çeteye çatmış/ Çete çeteye karşı

Amenieyynn!..

Arsız bir devran!

Ekranlarda, köşelerde canla başla derin tezgâhlardan, komplolardan usta mühendisliklerden dem vurarak olan bitenleri hiç olmamış gibi göstermeye çalışanlar, biattan bir ölçü şaşmayanlar.

 

Kavga o kadar büyük, ortalık o denli toz dumandı ki,

Biri çalmış, biri saklamış, biri paklamış derken

Kırk günlük bir bebeği naylonla örtülü bir göz odada unutuverdi devlet. Her yere uzanan kocaman kolu, şefkatli eli minnacık bir bedeni kavrayamadı, yaşama katamadı.

Zaten kaydı bile yapılmamıştı nüfusa. Büyük ihtimal babası görmemişti bile. O  vatan görevinde yüksek menfaati beklerken, camları kırık, perişan yoksul evinde ayaz gecelere daha fazla direnemedi AYAZ BEBEK.

 

Adli tıpta tanıştı ulu devletle. Rapor tutup “Zatürreden” dediler.

Üşüdü vicdanlar,

Utandı insanlık!..                                                                                                                                                                                       

(*)  Ya derdime derman, ya katlime ferman                                             

şiir Enver Gökçe

    Yorumlar

HAVA DURUMU
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
NAMAZ VAKİTLERİ
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
EN ÇOK OKUNANLAR
BUGÜN
BU HAFTA
BU AY
EN ÇOK YORUMLANANLAR
BUGÜN
BU HAFTA
BU AY
SPOR TOTO SÜPER LİG
Tür seçiniz:
ARŞİV