21 Ekim 2017 Cumartesi

TÜTÜNCÜ,‘BELEDİYELER DAHA PAYLAŞIMCI OLMALI!’

BEDİR SOLMAZ'IN SÖYLEŞİSİ

27 Ağustos 2012 Pazartesi 19:12
TÜTÜNCÜ,‘BELEDİYELER DAHA PAYLAŞIMCI OLMALI!’
 İmece kent söyleşilerinin bugünkü konuğu, geçtiğimiz Şubat ayında yapılan seçimlerde Mimarlar Odası Başkanlığı’na seçilen Sinan Tütüncü.

Yaşanabilir bir Mersin için, Valilik, belediyeler ve sivil toplum örgütlerinin ortak çalışmasının şart olduğunun altını çizen Tütüncü, özellikle belediyelerin paylaşımcı anlayışa sahip olmalarının gerektiğini söyledi.

1970’li yıllarda başlayan apartman kültürüyle birlikte kentteki yapılaşmasının mimari ölçülerden uzaklaştığını belirterek, “İnşaat furyasının başladığı dönemlerde vatandaşın apartman yaşantısına olan talebi, müteahhitlerin kar hırsı yapılarda dikkate alınması gereken mimari esaslar ve estetik olgusunun bir tarafa itilmesini getirdi. Bitişik blok nizam yapılaşma kentin hava akışını engellediği gibi yoğun bir görüntü kirliğini de beraberinde getirdi” dedi.

Mersin’deki çarpık yapılaşmaya paralel oluşan yoğunluğa da işaret eden Sinan Tütüncü, kentin çalışmayan bölgelerinin canlandırılması adına, hizmet üreten kamu kurumlarının konumlandırılmasının planlı dağıtılmasını isterken, merkezde geniş kapsamlı bir kent meydanına ihtiyaç duyulduğuna da dikkat çekti.

-Sayın Tütüncü, isterseniz sohbetimize kamuoyunda güncelliğini koruyan Valiliğin “Tarihe Gülümseyen Mersin” projesiyle başlayalım. Bildiğiniz gibi çekirdek Mersin olarak adlandırılan merkez ekonomik yönden çöküntüye uğrayarak neredeyse tamamen boşaldı. Anılan proje bu sıkıntıyı bir ölçüde aşmak adına hazırlandı ve başta Uray Caddesi olmak üzere bölgede gerekli değişikliklerin yaşama geçirilebilmesi adına, imar tadilatı için Akdeniz Belediyesi’nce yapılan ihaleyi Şehir Plancısı M. Orhan Beker aldı. Sayın Beker’le yaptığımız görüşmede mevcut vilayet binasının yıkılacağından söz etti. Bu çalışmalar konusunda siz ne düşünüyorsunuz?

Sinan Tütüncü: Valiliğin projesinin yaşama geçirilmesinin önünü açacak olan plan tadilatı çalışması sevindirici bir gelişme; ihaleyi alan Orhan Beker mesleğinde başarılı şehir plancılarından birisi. Daha önce yaptığı gibi bu işin de üstesinden gelecektir. Akdeniz Belediyesi konuyla ilgili komisyonda görevlendirilmek üzere bizden de bir kişi istedi, katılacak ismi belirledik, yürütülecek çalışmalarda oda adına temsilcimiz görev yapacak. Uray Caddesi odaklı kent merkezinin canlandırılması çalışmaları aynı zamanda tarihi binaların kurtarılmasını da içeriyor. Hazırlanacak plan doğrultusunda bölgenin dokusuna uymayan binaların yıkılabilmesi için Valimiz Sayın Hasan Basri Güzeloğlu’nun mevcut vilayet binasını gözden çıkarması sevindirici olduğu kadar, imar tadilatı çalışanlarının da elini rahatlatacak öncü bir davranış. Aynı yaklaşımın şu an işlevlerini tamamlamış konumdaki Adliye Sarayı ve Emniyet Müdürlüğü binaları için de gösterilmesi gerekir. Sayın Vali geçtiğimiz aylarda anılan projenin tanıtımına yönelik yaptığı sunumda, bölgenin turizme kazandırılacağını, butik otel, lokanta, kafe gibi mekânların açılacağını söylemişti. Yıkılan Tekel binası gibi estetikten yoksun yapılar ortadan kaldırılarak oluşacak alanlarda kapsamlı düzenlemelere gidilerek yeni bir kent merkezi oluşturulabilir. Bu yapılanma belli bir saatten sonra boşalan merkezin tekrar soluk alıp vermesini sağlayacaktır.

-Turizme açılacak alanda oluşacak kent silueti çok önemli, mevcut konumuyla yoğun bir görüntü kirliliği hâkim. Önceki başkanınız Sayın Sabri Konak girişte bir kent meydanının oluşturulmasını savunuyor.

S.T: Şehrin aslında bir meydana ihtiyacı var; meydanların insanların buluştuğu noktalar olması lazım, ancak Mersin’de bu kavram gelişmemiş, eskiden bir Gümrük Meydanımız vardı, Ulu Çarşı’nın yapılmasıyla birlikte yok oldu. Cumhuriyet Meydanı da yapılan yeni düzenlemeden sonra, kent merkezinin cazibesini kaybetmesiyle birlikte işlevini kaybetti.

Dikkat çektiğiniz gibi kent merkezinde yoğun bir görüntü kirliliği egemen, İsmet İnönü Bulvarı üzerindeki emsal fazlası olarak kat çıkıldığı için yıkım kararı olan karkas inşaat denizden bakınca çok çirkin görüntü oluşturuyor. Benzeri bir yapı da Yenişehir’de Adnan Menderes Bulvarı üzerinde mevcut.

Bu konuda belediyeler daha aktif tavır almalıdır, bu tip yapılara yönelik mülk sahiplerine süre verip, uymayanlara yaptırım getirmelidir. Daha da olmazsa kendisi yıkıp giderlerini sahiplerinden almalıdır. Çünkü denizden bakıldığı zaman bu inşaatlar çirkin görüntüleriyle göze batıyor.

-Plan tadilatını hazırlayan Orhan Beker, gücü yeterse Gümrük Meydanı’nın yerine kurulan Ulu Çarşı’yı yıkacağını söyledi, sizce olabilir mi?

S.T: Çok iddialı bir çıkış. Gümrük Meydanı’nın kente yeniden kazandırılması çok güzel olur, oda olarak destekleriz de, ancak yanlış bilmiyorsam belediye çarşıdaki dükkânların mülkiyetini kiralayanlara satmıştı. Şimdi oraların tekrar kamulaştırılması büyük maliyet ister, belediye veya vilayet bu işi üstlenirler mi bilemem, bu açıdan bakıldığında zor görünüyor. Orası olmasa da, kurvaziyer turizmin merkezi olacağı söylenen kent girişinde kapsamlı bir meydan düzenlemesi yerinde olur. O bölgeyi yeni bir yaşam alanına çevirir.

-Belediyelerin imar konusundaki çalışmalarda kent bileşenleriyle diyaloga girmediği iddia ediliyor, bu konuya sizin yayınlarınızda da değiniliyor, ayrıca üzerinde konuştuğumuz imar tadilatını yapan Şehir Plancısı Orhan Beker, plancı olarak dertli olduğunun altını çizip Büyükşehir Belediyesi’nin kentin imarını kilitlediğini söyledi. Bu sav sizce ne anlama geliyor?

S.T: Şehir plancısı arkadaşımız iddiasını kentin 1/5000’liğinin uygulamaya girmemiş olmasına dayandırıyor olabilir. Örneğin Akdeniz Belediyesi’nin liman bölgesine yönelik beklentilerinin gecikmesi, o bölgenin ticarete açılmasının gerekliliği, Yenişehir’de yoğunluk artışıyla ilgili yaşanan tartışmalar Büyükşehir Meclisi’nde bir sonuca bağlanamadı, bu durum doğal olarak sıkıntı yaratıyor. Plan çalışmalarının kısa sürede sonuca bağlanması kentin önünü açacaktır.

-Sizinle yaptığımız bir görüşmede yıkılan Müftü Köprüsü’nün eski şekliyle tekrar yapılmasını isteyen vatandaşların istemini konuşmuştuk, bu konuda bir çalışma yapabildiniz mi?

S.T: Oda olarak henüz bir çalışma yapamadık, ancak ben bu konu gündeme geldikten sonra köprü çevresini yalıngözle inceledim. Dere yatağı çok genişlemiş, orada bu konumuyla şimdilik bir çalışma mümkün gözükmüyor. O bölgede bir de Tevfik Sırrı Gür Stadı’nın durumu var, orası ne olacak, bölgede nasıl bir düzenlemeye gidilecek belli değil, bazı duyumlar alıyoruz, ama net bilgimiz yoktur. Gerek Müftü Köprüsü, gerekse yaya köprüsüne yönelik düşünceler güzel olmakla birlikte, yaşama geçirilmesi geniş hazırlıklar isteyen çalışmalar, o da belki bölgenin toptan değerlendirilmeye alındığı zaman tartışılabilir.

-Biraz önce görüntü kirliğine değinsek de kısa geçtik. Bildiğiniz gibi 2013 Akdeniz Oyunları sırasında dünyanın gözü Mersin’e çevrilecek. Kentin imarı, binaların estetikten yoksunluğu, çatıların çöplük durumuna dönüşmesi gözleri tırmalıyor. Akdeniz oyunları öncesi bu görüntü kirliliğinin biraz olsun giderilmesi için bir şeyler yapılamaz mı?

S.T: Haklısınız, maalesef bazı yapılarımızın durumu içler acısı, inşaat furyasının başladığı 1970’li dönemlerde vatandaşın apartman yaşantısına olan talebi, müteahhitlerin kar hırsı yapılarda dikkate alınması gereken mimari esaslar ve estetik olgusunun bir tarafa itilmesiyle sonuçlandı. Bitişik blok nizam yapılaşma kentin hava akışını engellediği gibi, yoğun bir görüntü kirliğini de beraberinde getirdi. O binaların yeni şekle büründürülmesi çok zor. Ancak kentsel dönüşümle mümkün. Yeni yapılaşmalarda mimari özelliği olan estetik görünümlü binaların kente kazandırılması gerekmektedir. Bakım isteyen binaların dış cepheleri mutlaka elden geçirilmelidir, bu konuda belediyeler katkı sağlayarak vatandaşı teşvik edebilirler.

-Bildiğiniz gibi küresel ısınmaya dayalı olarak yaşanan iklim değişikliğinin etkileri kentin eski mahallelerinde daha yoğun hissediliyor. Bir zamanlar narenciye bahçeleriyle bezeli Mersin, yeşil yoksunu bir kent oldu. Mimariye önem veren gelişmiş ülkelerde hava akımını sağlayacak yeşil batlar oluşturarak önlemler alınmış, benzeri çalışmaları bizde neden göremiyoruz?

S.T: Yeşil alan konusunda kent merkezinde çalışma yapılması için artık çok geç, imar çalışmaları sürecinde yeşil alan hesabı yapılmamış, blok yapılaşma, binalar arasındaki çekme mesafesinin dar tutulması hava akımını engelledi. Küresel ısınmaya dayalı olarak yaşanan mevsim değişiklikleri sıcakları daha yakıcı kılsa da yapılaşması tamamlanan bölgelerde yapılacak bir şey yok, bazı sıkıntılar gibi bu durumda yine kentsel dönüşüm uygulamasında güneyden kuzeye geniş akslar oluşturarak çözülebilir. Yeni yapılaşan bölgelerde yeşil alan ve çekme mesafeleri konusunda asla taviz verilmemelidir.

-Kent içerisindeki yapılaşmamış alanlar istimlâk edilerek yeşil bantlar oluşturulamaz mı?

S.T:Belediyeler kamulaştırmaya en son yöneliyorlar. Çünkü kamulaştırma çok pahalı bir iş. Örneğin Sakarya Caddesi’ni Yeni Adliye Binası’na bağlayacak olan planda işaretli bir aks yıllardır açılamıyor. Bu konuda gelir kaynağı kısıtlı belediyeler de bir şey söylenemiyor. Kentin nefes alması adına kamulaştırmada ihtiyaç duyulan kaynak bir fon oluşturularak sağlanabilir,

-Kentin çeşitli bölgelerinde kullanım ömrünü tamamlamış yapılar var, başlı başına bir sorun olan bu durum sizce nasıl aşılır?

S.T: Kentin yapı stokunun büyük bir bölümü kullanım ömrünü tamamlamış durumda, son yaptığımız basın toplantısında bu durumu dile getirip belediyeleri proje üretmeye çağırdık.

-Anladığımız kadarıyla tüm sorunlarda gözler belediyelere çevriliyor, belediyelerse kaynak sıkıntısı içerisinde, peki kentin durumu ne olacak?

S.T: Kısa vadede çözüm getirilmesi zor, ekonomik güçlükler elleri kolları bağlıyor, yeni bir planlama anlayışıyla mümkün olur, hazırlanacak planlarda yeşil bantlar işaretlenir, anılan yapılar yıkılıp yeniden inşa edilirken plana uymak durumunda kalacaklardır.

-Konuştuğumuz sorunların çözümünün çoğunun kentsel dönüşüme bağlı olarak çözüleceği gerçeğiyle karşılaştık, dönüşüme belediyeler el atamıyor, bu iş sonunda TOKİ eliyle mi yürütülecek?

S.T: Kesinlikle hayır, kentsel dönüşüm projesine yönelik görüşümüzü geçtiğimiz günlerde kamuoyuyla paylaştık; işe TOKİ hiç karıştırılmamalı, çünkü o kurum olaya rant anlayışıyla yaklaşıp girdiği her yere tek tip projeler uyguluyor; oysa bölgelerin kendilerine özgü koşuları vardır. Kentin gelişimi ve değişimini sağlayacak çalışmalarda rant ön planda tutulmamalıdır. Kentsel dönüşümde belediyeler kapsamlı hazırlıklarla daha belirleyici olurken, dönüşümden etkilenecek vatandaşların taleplerine kulak verilmelidir. 

-Yaşanan trafik kazalarıyla gündemden düşmeyen Tulumba Durağı üstgeçidi ne olacak?

S.T: Biz oda olarak ilk günden beri olaya karşı çıktık, gerekli kamuoyunu oluşturup yargıya taşıyarak yıkım kararının çıkmasına öncülük ettik. Belediyenin bu kararı uygulaması gerekir, ama belediye maliyet yüksekliği gerekçesiyle yıkmıyor. Köprünün biran önce kaldırılmasında fayda var.

-Yeni adliye sarayının yeri çok tartışıldı. Büyükşehir Belediyesi hizmet binası için yer seçimi arayışında, siz nereleri önerebilirsiniz?

S.T: Büyükşehir Belediyesi de, Adliye Sarayı’nın konumlandığı bölgeye hizmet binası yapmak istiyordu, yoğunluğu kaldıramayacağı gerekçesiyle karşı çıktık. O bölgede trafik şimdiki haliyle bile tıkanmış durumda. Adliye taşınınca daha büyük yoğunluk yaşanacak. Biz kentin çalışmayan bölgelerinin canlandırılması açısından hizmet kurumlarının planlı dağıtılmasından yanayız. Bu kapsamda Büyükşehir için Makine İkmal Müdürlüğü’nün bulunduğu yeri önermiştik. Otogardan boşalacak alan da aynı bölgede. Orası çok uygun bir yer.

-İngiliz Yağ Fabrikası da sözünü ettiğiniz bölgede, o çevrenin de elden geçmesi gerekecek, oralar nasıl değerlendirilebilir?

S.T: O bölge ticari akse yakın, yoğun ve yüksek bir yapılaşma olmaması kaydıyla plana göre eğitim veya ticari alanlar olarak değerlendirilebilir.

-Toparlayacak olursak, bizim atladığımız konular olabilir son olarak neler söylemek istersiniz?

S.T: Mersin’in yaşanası bir şehir olabilmesi için başta belediyeler olmak üzere sivil toplum örgütlerinin diyalog içerisinde, paylaşımcı bir anlayışla çalışmalarının gerektiğine inanıyoruz.

Bu konuda valilik, belediyeler ve bizim gibi sivil toplum örgütlerine büyük görevler düşüyor

    Yorumlar

HAVA DURUMU
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
NAMAZ VAKİTLERİ
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
EN ÇOK OKUNANLAR
BUGÜN
BU HAFTA
BU AY
EN ÇOK YORUMLANANLAR
BUGÜN
BU HAFTA
BU AY
SPOR TOTO SÜPER LİG
Tür seçiniz:
ARŞİV