19 Ağustos 2017 Cumartesi

FATİH ALKAR: ‘MEKÂN SIKINTISI ÇEKİYORUZ’

BEDİR SOLMAZ'IN RÖPORTAJI

29 Temmuz 2012 Pazar 17:58
 FATİH ALKAR:  ‘MEKÂN SIKINTISI ÇEKİYORUZ’
 BEDİR SOLMAZ

 

İmece Kent Söyleşileri’nin bugünkü konuğu geçtiğimiz aylarda İçel Sanat Kulübü Başkanlığı’na ikinci kez seçilen Fatih Alkar.

Özellikle mekân sıkıntısı çektiklerinin altını çizen Alkar, kendi mülklerine sahip olmak istediklerini belirterek Mersinli işadamları ve kamuoyundan destek beklediklerini söyledi.

Gelenekselleşen etkinliklerini sürdürmekle birlikte, atölye çalışmalarının sayısını artıracaklarını da vurgulayan Alkar, sanata gönül vermiş her yaştan isteyen insanın kulüplerinde kendini geliştirme fırsatı bulabileceğini kaydetti.

—Sevgili Fatih Kardeşim, ara ara görüşsek de ikinci kez seçilmenizin ardından uzun soluklu konuşma fırsatı bulamadık. İsterseniz bugün değişik konular üzerinde söyleşelim, örneğin ahde vafa; 1992 yılından beri takip ettiğim, kuruluş öyküsünü de tüzüğü hazırlayan Sudi Abaç’tan dinlediği Sanat Kulübü’nden bazı başkanların kendini beğenmiş tavırları ve kadirbilmezlikleri üzerine uzaklaştım. Burada isimlerini anmayı gerekli görmediğim başkanlar, her yıl yaklaşık 150 öğrenciye karşılıksız burs sağlayan, İçel Sanat Kulübü’ne maddi manevi destek veren İstanbul’da faaliyet gösteren Mersin Liselileri Derneği’nin hamisi Gazanfer Uğural’ın isminin yaşatılmasına yönelik hiçbir adım atmadılar. Anılan başkanların vefasızlığına uğrayanlara Sudi ve Nuri Abaç kardeşleri, Gündüz Artan gibi isimleri de ekleyebiliriz. Bu konuda sizin çalışmalarınız olacak mı?

—Bedir Abi, söyleşiye Fatih Kardeşim diyerek başladınız, öncelikle bunun için teşekkür ediyorum; beni aranızdan birisi olarak görerek, kamuoyuyla buluşmamı sağladınız bu durum benim için çok önemli. Bu göreve geleli yaklaşık 15 ay oldu. Geçtiğimiz günlerde buluştuğumuz Gözne Kalesi Sanat şenliğinde de söylemiştim, geçen süreç içerisinde arkadaşlarımızla birlikte 100’e yakın etkinlik gerçekleştirirken, kulübe 100’e yakın yeni üye de kazandırdık. Tabii ahde vefa konusuna çok önem veriyorum. Bu konuyu başkan yardımcılığım döneminde de gündeme almıştık. Yönetim kurulu olarak rahmetli Doğan Akça, Ertuğrul Karaoğuz ve Cemal Turan’ı anmıştık. Mufide İlhan-Ayşe Uğural Salonu’nu onlara ayırdık; resim, kitap ve benzeri eserlerini orada sergileniyor. Artı salonlarımızda Erdal Şenel gibi kulübe katkı sunan kişilerin isimlerini verdik. Elimize imkân geçtiğinde şunu yapacağız, sizlerin çok sevdiği benimde yine sizin aracılığınızla röportaj yaptığım Sudi Abaç, Nuri Abaç ki dünya çapında tanınan İlyas Halil’in de yakın arkadaşı, Gazanfer Uğural, Nevit Kodalı ve Gündüz Artan gibi şuan aklımıza gelemeyen bu kulübe güç vermiş büyüklerimizi, Nevit Kodalı başta olmak üzere salonlarımızda anacağız. Anılan büyüklerimizin bir yakını gelip konuşacak, eserlerini sergileyeceğiz. Siz de benim ahde vefaya çok önem verdiğimi yakından biliyorsunuz, taş üstüne taş koyan herkese elbette vefa borcumuz var. Bakın hiç üye olmayan insanlarımız bile kulübü el üstünde tutuyorlar, bunlardan birisi de Lina Nasif’dir. Benim başkanlığımı çok yakından takip ediyorsunuz dönemde restorasyon ve taşınma, lokalimizi yenileme gibi birçok sıkıntı yaşadık. Yani mekân sıkıntımız var. Bu sıkıntıları atlatmak adına yeni projeler üretmeye çalışıyoruz. Siz biraz önce belediye başkanlarından söz ettiniz, biz burada ekipleriyle beraber sayın başkanlarımızla birlikte olduk. Bize ışık olan büyüklerimizin anısın yaşatılması için destek istedik, bildiğiniz gibi Hırat Dink, Yılmaz Güney gibi kişilerin bu kette bazı yerlere isimleri verildi, elbette onlar da değerlidirler; bir Nevit Kodalı, bir Nuri Abaç, bir Sudi Abaç, bir Gazanfer Uğural, bir Ahmet Yeşil’inde isimleri mutlaka yaşatılmalıdır. Sayın belediye başkanlarımız bu önerilerimizi dikkate alacağına inanıyoruz. Biliyorsunuz öykü Ödülü verdik, Sayın İlyas Halil buraya ödülünü almaya gelecek, Akdeniz Belediyesi Sayın İlyas Halil’in ismini yaşadığı bir sokağa vererek payelendirdi.

—Aradan uzun yıllar geçti, kulüpten uzaklaşmamın bir nedeni de Sosyal Hizmetler Müdürlüğü’nden Recep Kara, kulüple yakın ilişkimi bildiğinden yurtta barınan sanata yatkın yetenekli çocuklara boya, ders, kurs verilip verilemeyeceğini isteğiyle yanıma geldi. Anılan başkanlara konuyu ilettim, yine olumlu yanıt alamadım. Ve kulüpten koptum, en ufak bir zarar görmemesi adına eleştiriden hep kaçındım. Toplumun kaynaşması adına kimsesiz çocuklarımıza yönelik bir projeniz olacak mı?

—Bedir Abi çok yakından takip ettiğin için rahatlıkla söyleyebilirim, şu anda devam den bir yaz karma sergimiz var. Bu tablolar çok iddialı ve ayağı yere basan eserler değil. Resme gönül vermiş aralarında amatör sanatçılarımızın da bulunduğu 30 ressamın eserleri ay sonuna kadar sergilenmeye devam edecek. Biliyorsunuz Aliye Pozcu İlköğretim Okulu var, niye okul ismi veriyorum, çünkü alt gelir grubundan insanların çocuklarının eğitim gördüğü bir devlet okulu; farklı yaş aralığındaki çocuklar resim yaptılar, onları da sergiliyoruz. Bu bağlamda Mersin Emniyet Müdürlüğü yetkilileriyle görüşmelerimiz sürüyor, dışlanmış yetenekli çocuklarımızı burada yaptıkları eserleriyle ağırlayacağız. Akdeniz İlçe Emniyet Müdürümüz var, tanıyorsunuz terfi ederek Adana’ya tayini çıktı. Bu projenin içerisinde o da var. Tabiî ki İl Emniyet Müdürümüzün de katkılarıyla bu projeyi Sanat Sokağı’nda yaşama geçireceğiz. Eserlerini sergileyip kamuoyuyla buluşturacağız. Tabii yapılacak o kadar çok şey var ki biraz önce vurguladım 100’e yakın etkinlik yaptık, ama yetişemediklerimiz de var bunlardan başta geleni ahde vefa, büyüklerimizi Nevit Kodalı Salonu’nda anmak istiyorduk çeşitli nedenlerle olmadı. Çünkü yapılacak bazı işler ön plana gelebiliyor, örneğin lokal değişikliği, örneğin restorasyon. Ahde vefayı bizim dönemimizde mutlaka yapacağız. Bizden sonraki arkadaşlarımız sordukları zaman, çünkü böyle bir gelenek var, biz de öncekilere sorduk. Ben şunu istiyorum İçel Sanat Kulübü’nün kendi mülkiyeti olan bir mekâna kavuşmalı, bunu yetkililerle de görüşeceğim bu bir belediyenin bize verdiği yer olabilir, ya da devletin tahsis ettiği yer de olabilir, ama kirayla şunla bunla hiç uğraşılmayacak, bize bir sıkıntı yaşatmayacak mekânın 23 Yıllık bir geçmişi olan İçel Sanat Kulübü’nün hakkı olduğunu düşünüyorum. Bunu özellikle Akdeniz Belediye Başkanı’ndan talep edeceğiz.

—Sevgili Fatih, bildiğiniz gibi sinema da sanatın bir dalı, hani eskiden yazlık sinemalarımız vardı. Ne acıdır hepsi yok oldu. O sinema kültürümüzün yaygınlaşması adına bir yöneliminiz olabilir mi?

—Biliyorsunuz notlarımızı alıyoruz, gazeteci kimliğimizle de zaman zaman gündeme getiriyoruz, yazlık sinemalar çekirdeğiyle, gazozuyla bir kültürdü, ama şunu rahatlıkla söyleyebilirim Toroslar’da ve Mezitli de bir sinema yoktur. bırakın yazlık sinemayı kışlık sinema da yok. Hepsi Akdeniz ve Yenişehir’de odaklanmış. Şehir merkezinde olan lüks sinemaları söylemiyoruz. Özgürlük Mahallesi, Şevket Sümer Mahallesi gibi kenar semtlerde sinema, yüzme havuzu ve kültür merkezlerinin bulunmaması büyük bir eksiklik. Bunları dile getirdim sanıyorum Sayın Hamit Tuna’nın yazlık sinemayla ilgili bir projesi var. Yazlık sinema kültürünün artması için bu önerimize yönelik çalışmalarda bulunacağız.

—Sayın Alkar, şu günlerde nasıl bir etkinlik trafiği içerindesiniz kamuoyunun bilmedikleri var mı?

—Tabi 100’ yakın etkinlik dedik, kamuoyu tarafından kabul gören bu etkinliklerimizi sürdüreceğiz. Bize görev verildiği zaman bunları yaşama geçireceğiz, bunlardan birisi de Gözne Kalesi Sanat Şenliğiydi. Geçen yıl birincisi, bu yıl yaptığımız ikincisi dolu dolu geçti. Umarım bundan sonra da arkadaşlarımız devam ettirir çünkü 150’ye yakın insan sanatçılarımızla birlikte doya doya vakit geçirdiler. Mezitli’den Akdeniz Belediyesi’ne kadar, Büyükşehir Bandosu da oradaydı. Belediyelerimizden destek gördük. Dolaysıyla bu tür çalışmalarını süreceğini umuyorum. Tabii önümüzdeki günler çok yoğun bizim için, örneğin 17. Arkeoloji Günleri, Felsefe Günleri, Kent Onur Ödülü gibi değerli bir sanatçımıza vereceğimiz gelenekselleşen etkinliklerimiz olacak. Büyük konserler vermeyi planlıyoruz. Gelire ihtiyacımız var. Kahvaltılar, danışma yemeği gibi etkinliklerle sezonu bitirmeye çalışıyoruz. Kulübün mekân sıkıntısı olduğu için bazı etkinlikleri yaşama geçiremedik. Şunun altını çiziyorum Faik Burakgazi’sinden Mehmet Deniz Solmaz’ına kadar pek çok değerli üyesi olan bir kulüp. Böyle seçkin ve kıymetli üyesi bulunan bir kulübün mutlaka ve mutlaka salonlarıyla, yönetim odalarıyla kendisine ait mal varlığıyla bir mekânı olmalı. Bize nasip olursa biz görüşüp sağlayacağız, olmazsa da gelecek arkadaşlarımızı bu öneriyi şimdiden dikkate almaya çağırıyoruz.

—Sizin bir de güzel çalışmalar yapan Türk Halk Müziği Topluluğunu var, ancak izlediğim etkinliklerine istenen katılım bir türlü sağlanamıyor, bunu neye bağlıyorsunuz, aşmak için neler yapılabilir?

—Çok teşekkürler unuttuğumuz bazı şeyleri hatırlatıyorsunuz, gerçekten geçen yıla baktığımız zaman Toroslar, Akdeniz ve Yenişehir Belediyelerimizle ortaklaşa Türk Halk Müziği Koromuz konserler verdi. Sonuncusunu Kitap desteği sağladığımız Gülnar Alanboğaz köyünde gerçekleştirdik. Başı eşarplı bir teyzemizin, gözleri pırıl pırıl çocuklarımızın konserlerimize katılıp hoşça zaman geçirmelerine doyum olmuyor. Yaklaşık 16 yıldır kurulu olan Türk Halk Müziği Korumuzun yaşama geçirip insanlarımızla buluştuğu etkinliklerdi.  Belediye Başkanlarımız, katılımcı vatandaşlarımız hep birlikte türküler söyledik. Vatandaşlarımız veb sayfamızdan etkinlik takvimimizi takip edebilirler. Bir şeyi daha takip edebilirler atölye çalışmalarımız genişlettik. Müzik, resim ve fotoğraf gibi atölye çalışmalarımıza Türk Sanat Müziği ile tiyatro grubunu ekleyeceğiz. İstiyoruz ki sanata ilgi duyan insanlarımız gelip hocaların eşliğinde cüzi ücretlerle yeteneklerini geliştirsinler. Gruplarımız hazır olduğu zaman konser verip oyunlarını sergileyecekler.

—Evet Fatih Kardeşim, son olarak sanatseverlere neler söylemek istersiniz?

—Son olarak aklımda söylemek istediğim çok şey var, ama şunun altını çiziyorum iş âlemi ve Mersin kamuoyu bizi yalnız bırakmasınlar. Güzel şeyler yapmaya çalışıyoruz. Benim pek yeteneğim yok. İlk kitabımı daha sizlerin yüreklendirmesiyle geçenlerde çıkardım. Yeteneği olanlar kulübümüze gelip resim yapsınlar, piyano çalsınlar. Sanatseverler ve iş âlemi sanatçının emek verdiği eserlerden satın alarak koleksiyonlar oluştursunlar. Bu konuyu Ticaret ve Sanayi Odamıza önerdik, resim olur, heykel olur, kitap olur. Biliyorum her evde kitaplık var, ama Mersin’de çıkan kitapların yeterince yer bulduğunu söyleyemeyiz. Kulübümüzün yirmiye yakın üyesi kitap çıkardı, dergimize manşet yapıp duyurduk, ancak gerekli ilgiyi göremediler. Sanatçıya destek veren bir anlayışı Mersin’de var etmeliyiz. Bazı çevreler “Mersin Sanata Doydu” diyorlar, ben buna inanmıyorum, biz geçmişte çok etkinlik yaptık, şimdiki hedefimiz daha az ve öz etkinliği gerçekleştirmek, 14 Kasımda bir arp sanatçısı getireceğiz. Özellikle Mersinli iş adamlarından güzel sanatların 7 dalına ilgi ve destek bekliyoruz. 

    Yorumlar

HAVA DURUMU
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
NAMAZ VAKİTLERİ
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
EN ÇOK OKUNANLAR
BUGÜN
BU HAFTA
BU AY
EN ÇOK YORUMLANANLAR
BUGÜN
BU HAFTA
BU AY
SPOR TOTO SÜPER LİG
Tür seçiniz:
ARŞİV