23 Ekim 2017 Pazartesi

‘Bir azınlığın canını yakanları anlattım’

2010 yılında vizyona giren ‘Çoğunluk’ filminde Türk toplumundaki aile ve ayrımcılık algısına odaklanan yönetmen Seren Yüce, Mersin Üniversitesi Sinema Kulübü’nün davetlisi olarak Mersin’e geldi. Yüce ile ‘Çoğunluk’ filmini ve ayrımcılık algısını konuştuk.

28 Mart 2013 Perşembe 17:52
‘Bir azınlığın canını yakanları anlattım’
 GÜLTEKİN AĞRİ -

 

Yönetmenliğini Seren Yüce’nin yaptığı 2010 tarihinde vizyona giren ‘Çoğunluk’ filmi yurt içinde ve yurt dışında aldığı ödüllerle sinema dünyasında iyi bir yer edinmiş durumda. İlk günden bu yana hep tartışmalara konu olan film toplum üzerinde ‘çoğunluğa’ farklı bir bakış açısı getiriyor. Çoğunluğun ne olduğun, filmin esin kaynağı ve film hakkında merak edilen konuları Mersin Üniversitesi Sinema Topluluğu davetiyle üniversiteye gelen Seren Yüce’ye sorduk.

-Kendinizi tanıtır mısınız?

Seren Yüce: Bilkent Üniversitesi Arkeoloji Bölümü mezunuyum. Sinema filmi öncesinde dizi ve reklam sektörlerinde çalıştım. Sinemaya Fatih Akın ve Yeşim Ustaoğlu’nun asistanlığıyla başladım. Takva filminde yardımcı yönetmenlik yaptım. ‘Çoğunluk’ filminin yönetmenliğini üstlendim.

-Sizce ‘Çoğunluk’ nedir?

Seren Yüce:  Çoğunluk bir zihniyetin tasviridir aslında. Rakamlardan ziyade ülkede hatta dünyada büyük bir kesiminde orta sınıfın yaşam biçimlerini anlatmaya çalışan, gündelik hayatta ki ayrımcılığı, bir takım aile içi hegemonyayı topluma sirayet etme halini anlatmaya çalışan bir filmin adıdır.

-Peki ‘Çoğunluk’ filminin çıkış noktası toplumsal yapı mıdır? Bu filmi toplumsal yapının bir nedeni olarak görebilir miyiz?

-Seren Yüce: Toplumsal yapıyı aslında bir aile içerisinde daha doğrusu bir birey üzerinden anlatmaya çalışmak gibi bir çıkış noktası vardı. Nihayetinde yani bir bireyin nasıl devrildiğini anlamaktı benim derdim ya da sormaktı. O yüzden de bunun da toplumumuza hakim olan ideolojideki erkekleri göz önünde bulundurarak bir erkek çocuğun aile içinde nasıl geliştiğini ve babasıyla ilişkisini, bu sistemin nasıl bir döngüye oturduğunu, aile içerisinde ki mekanizmayı tekrardan anlatarak çoğunluğu aradım.

-Genelde filmlerde ve dizilerde kendilerini ailelerden soyutlayan gençler vardır siz bu filmde babayla oğla getirdiğiniz bakışla neyi amaçladınız?

Seren Yüce:  Buradaki amaç aslında dediğim gibi babayla oğul arasındaki ilişkiyi irdelemekti ve bunu bir aile içerisinde gördük. Bu çocuğun dışarıda da hayatı vardı ve bunu filmde gördük ama nihayetinde bu psikolojiyi, bu davranış biçimlerini nasıl birbirine aktarıyor, nereden geliyor sorusuna çözüm için aile içerisine gitmek gerekiyordu. Çünkü bizim ilk hayatımız aileden başlıyor. Kendini aileden soyutlarsın veya soyutlamazsın ayrı bir şey ama yine bunun sebebi de ailendir aslında.

-Peki  filmden sonra nasıl bir tepki oluştu?

Seren Yüce:  Toplumda izlendiği zaman genel anlamıyla iyi bir tepki oluştu. Yani bunu çok fazla anlatılmayan konu olarak düşündü izleyenler. Bir takım azınlığın canını yakan konuyu gördüğüm kadarıyla anlatmaya çalıştım. Bu yüzden de bu derdi paylaşan insanlar bunu olumlu buldu.

-Mersin Üniversitesinde katılmış olduğunuz söyleşi hakkında ne düşünüyorsunuz?

Seren Yüce:  Çok güzel geçti. Çok güzel sorular soruldu. Çok diri ve bilinçli bir izleyiş vardı. Ben memnun kaldım.

-Son olarak eklemek istediğiniz bir şey var mı?

Seren Yüce:  Sinema Kulübü’nün davetiyle geldik buraya. Bu yüzden de ben herkesin bir şekilde kafasındakileri kağıda dökerek basit bir şekilde çekmesini tavsiye edebilirim. Kafa göz yarılarak yapılıyor bu işler. O yüzden de onlarla uğraşmak gerektiğini düşünüyorum

    Yorumlar

HAVA DURUMU
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
NAMAZ VAKİTLERİ
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
EN ÇOK OKUNANLAR
BUGÜN
BU HAFTA
BU AY
EN ÇOK YORUMLANANLAR
BUGÜN
BU HAFTA
BU AY
SPOR TOTO SÜPER LİG
Tür seçiniz:
ARŞİV