23 Ekim 2017 Pazartesi

MERSİN’İ TANIMAK…

23 Mart 2014, 15:31
MERSİN’İ TANIMAK…
ŞİNASİ DEVELİ
 Kentimizi önümüzdeki dönemde yönetecek kişiyi öğrenmemize az zaman kaldı. Görsel ve yazılı basında adayları izliyoruz. Beğeniriz, beğenmeyiz, ama birisi seçilip kenti yönetecek. Hayırlı ve yararlı olmasını dileriz.

Mersin seçimlerinde adaylarımız sükûnet içerisinde, yekdiğerleri hakkında kırıcı olmadan, eksikleri eleştirip, kendi yapacaklarını ılımlı ifadeleri ile açıklıyorlar. Birçoğu yakın tanıdığımız kişiler. Ilımlı kişiler. Ama kusura bakmasınlar bunlardan bir adayımızı bu şekilde anamayacağız.

Ne görev istediği kenti tanıtması ve ne de diğer rakipleri hakkında kullandığı ifadeleri uygun bulmuyoruz.

“Mersin;  ‘içi kof, huzursuz, laylaylomla idare edilen bir kentmiş’, ‘içi kof bir kentmiş’. Daha benzer ifadeler de var, ben göze batan birkaçını aktardım.  Ağızdan bir kere çıkmış diyemiyorum çünkü sürdürüyor.

Mersin, 180 yıllık geçmişinde farklı dinlere ve farklı etnik topluluklara mensup insanların toplumsal kaynaşma içerisinde birlikte yaşamı, huzur içerisinde gerçekleştirdiği bir kenttir.

Adayımız maalesef görev istediği kenti henüz tanıyamamış. Mersin içi boş bir kent değildir. 

Türkiye’nin ileri seviyedeki her ili ile denk ve daha ileri olarak da bir dünya kenti vasıflarını taşıyan bir kenttir.

Mersin ,  ‘16 Büyükşehir Belediyesi’nin en gerisinde bir kentmiş.’  Öyle diyor ama tek örnek vermiyor.

Biz; fazla uzatmadan bu tür anlayışın Mersin’i tanımadan konuşma mahsulü olduğunu resmi belgelerle yalanlamak istiyoruz. 

 

Türkiye’de yaşanabilir kentler ve Mersin

 

Mersin Türkiye’nin 81 ili arasında, en iyi yaşanabilirlikte,  13. sırada. Büyükşehir Belediyesi olan Sakarya, Gaziantep, Diyarbakır ve Konya Mersin’in gerisinde; hani en kötüsüydük!

Dünya ölçüsünde bir sağlık konusu, Atık su da durum ne?

Kişibaşı atıksu miktarında Mersin diğer Büyükşehir Belediyelerinin çok ilerisinde. Mersin Büyükşehir’in sıra sayısı 13. Ya diğerleri?

Adana 37, Bursa 24, Konya 66, Kayseri 44, Gaziantep 28,  Eskişehir 36, Erzurum 41, Samsun 29,  Diyarbakır 54.  

Mersin bir ticaret kenti olduğuna göre, bu yönden de örnek verelim.  Serbest Bölgeler.

Mersin Serbest Bölgesi; Türkiye’nin 1987 yılında kurulan ilk Serbest Bölgesi olup, büyüklükte Türkiye’nin ikincisi durumundadır.  Diğer Büyükşehir Serbest Bölgeleri, Adana-Antalya-Bursa-Gaziantep- Kayseri-Kocaeli-Samsun-Trabzon bütün yönleri ile Mersin’in gerisinde Büyükşehirlerdir.

Yukarıdaki belirtmelerimiz, Sayın adayın, Mersin, 16. Büyükşehirin en kötüsü iddialarına karşıydı.

Mersin aynı zamanda dünya kenti demiştik. İşte örnekleri.

 

Mersin Limanı ve ticari görünüm

 

 

1)Dünyanın 100 limanı arasında 97.inci sırada ve Türkiye limanları arasında ise 2.inci sırasındadır. Aynı anda 60. gemiye yükleme ve boşaltma hizmeti verebilecek kapasitededir.

2) Mersin tüccarları dünyanın 246 ülkesi ile ticari ilişkisini sürdürmektedir. Bunların isimlerini yazacak değilim. Belirteceğimiz ülkelerle Mersin tacirlerinin ticari ilişkileri vardır. Birçoğumuzun mevcudiyetinden bilgimiz olmayan ülkelerden birkaç örnek: Anguilla-Antuabtika-Antigua-Aruka-Burkinafaso-Lesotho-Tonga-Vanuata…

İçerisinde saydıklarımız da olan 246 ülke ile ihracat-ithalat faaliyetini gerçekleştiren tüccarların olduğu bir Büyükşehir kentinin içi kof olamaz sayın adayımız!

3)Deniz Ticaret Odası; Türkiye’nin birçok liman kentleri, merkezi İstanbul’da bulunan Deniz Ticaret Odaları’nın şubeleridir. Mersin bir şube değildir ve Mersin’de bütün teşkilatı ile faal bir Deniz Ticaret Odası mevcuttur.  Bunu Mersin’in devamlı küçük gösterilmesinin yersizliklerine bir örnek olarak zikrettim.

 

Mersin’in diğer özellikleri nelerdir?

 

Okur-yazarlık da Mersin Türkiye genelinde 8.inci sıradadır. Kişi başına temin edilen su miktarı Türkiye ortalamasının üzerindedir. (Türkiye ortalaması 2010 iken, Mersin’de 2016’dır.)

Seracılıkta Mersin, Antalya’dan sonra Türkiye’de 2.inci sıradadır.

Mersin’in içi boş, kof bir kent olmadığı huşunda bazı karşı örnekler sunduk. Adayımız beğenir, beğenmez.  Kendileri bilir.

 

Mersin’de alışılan zihniyete bir örnek

 

Neden bu yazıya gerek gördüm. Adayı eleştirmek gibi bir niyetim olamaz. Ama ben;

internet sitemde kendimi ‘Mersin Sevdalısı’ olarak tanıtmak isteyen bir kişiyim. Aslen aday gibi ben de Tarsusluyum. Babam Ballıca’dan annem Tarsus’un içindendir. Ama ailemin ekserisi 100 yıl önce bizde 87. yıl önce Mersin’e göçtük. Mersin’i sevdik. Ben Mersin’i küçük yaşımda Azak Han’da bir yazıhanede çalışmaya başlayarak tanıdım. Tanımayı ve bu tür çalışmayı da sürdürdüm ve bu konuda Mersin hakkında dokuz kitabım yayınlandı.

Mersin seçimlerinde Sayın Kocamaz dışındaki adayların, rakipleri hakkında itidalli oluşları karşısında sayın bu adayımızı rakiplerine karşı  ( kusura bakmasınlar ) daha hırçın

gördüğümü ifade etmek isterim.  Mersin’de, çok seçim gördük, adaylar yapacaklarını anlatıp oy isterlerdi. Bu tür tabirler kullanmazlardı. Bizim de 95’e varan yaşamımızda çok adaylığımız oldu. 1957’de CHP’den mebus adayı idim. DP az farkla bütün mebuslukları almıştı. 1973’den 1999 yılına kadar belediye meclis seçimlerine katıldım. Dört dönem Meclis üyeliği yaptım.

Ayrı partilerden olmak Mersin yaşamında sayın adayın anladığı gibi olmazdı. Ayrı partili meslektaşlarımın oyları ile 10. defa seçilerek 10.Yıl Mersin Baro Başkanlığı yaptım. CHP’li olduğumu bilen Anavatan Partisi’nin Başkan adayı rahmetli Okan Merzeci ve Parti İl Başkanı meslektaşım Av. Emin Öz, bana partilerinin birinci sırasında meclis üyeliği teklif ettiler. Anavatan Partili olmadığımı söyledim, şeref üyemiz ol dediler ve üstelik beş yıl Başkanvekili yaptılar. Mersin’de alışılan zihniyet buydu.

Bu hareketime karşı CHP’den hiçbir itiraz gelmediği gibi, Merin İl Teşkilatı yakın zamanda beni bir çiçek ve plaketle onurlandırıp,  çalışmalarım nedeniyle teşekkür ettiler. 

Bunları niçin yazdım.

 

Mersin hiçbir zaman laylaylom yönetilmedi

 

Mersin; Türkçe yanında Fransızca ve Arapça konuşan zarif insanların kenti olarak tanınan bir kenttir.  Ne dün ne bugün ‘şalalom’ diye ifade edilen bir zihniyetle yönetildiği gibi bir ifadeyi hiçbir partinin hiç bir adayının kullandığına tanık olmadık. Ne demek şalalom, varsa eksikleri söyleyin.  Dünyaya açık, Türkiye’de birçok konuda ileri seviyedeki bir kentin belediye başkanlığına talip olan, belediye başkanlığı da yapmış bir kişiye bu laf uygun düşmedi.

Açıkça söylemek isterim ki; Mersin değil on beş yıl, hiçbir dönemde ‘laylaylom’ gibi yönetilmedi.

İster istemez, değinmeyi düşünmediğim halde, 15. yılda 15 kere görüşmemin kısmet olmadığı Sayın Macit Özcan’ın başkanlık döneminde Mersin’e çok yararlı hizmetler verdiğini de belirtmeden geçersem vefasızlık olur.

Yaptıklarını söylemiş. Deniz kirliliğini önleyecek Atıksu Arıtma Tesisi faaliyette diyor, doğru

29 kilometre uzunluğundaki ikinci isale hattını tamamlayarak Mersin’in yüzde 95’ini suya kavuşturduğu doğru. Suyun apartmanların motor gücüne gerek olmadan üst katlara çıktığının da tanığıyız.

13 bin metrekarelik Cumhuriyet Alanı doğru

Yeni caddeler, bulvarlar, yeşil alanlar, otobüs alımları, işittiğimiz sosyal yardım faaliyetleri gibi birçok hizmetler var.

Akdeniz Olimpiyatları’ndaki faaliyetini iktidar inkâr etse de, herkes biliyor ki Macit Özcan’ın hayli emeği var.

    Yorumlar

HAVA DURUMU
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
NAMAZ VAKİTLERİ
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
EN ÇOK OKUNANLAR
BUGÜN
BU HAFTA
BU AY
EN ÇOK YORUMLANANLAR
BUGÜN
BU HAFTA
BU AY
SPOR TOTO SÜPER LİG
Tür seçiniz:
ARŞİV