19 Ağustos 2017 Cumartesi

Keser döner sap döner (3)

27 Nisan 2014, 18:01
Keser döner sap döner (3)
OĞUZ TOPAÇOĞLU
 Beklenen ve merak edilen “keser döner sap döner” başlıklı yazımızın bir hayli etkili olduğunu bildiğim halde, 3’üncüsü ile noktalamak istiyorum. Zira maksat hasıl olmuştur. İlk ikisi öyle etkili oldu ki, artık yolda yürüyemez hale geldim. Öyle bir bilgi akışı oldu ki (bilgi kirliliği de dahil) yeter demek zorunda kaldım. Daha önce de ifade ettiğim gibi bunların arasında özel hayat ile ilgili ve de tarafımdan gayri ahlaki bulunduğu için hicap duyup yayımlayamadığım ifadeler oldu. “Pes yani”, “yok artık” dedirtecek denli, gayri ahlaki edep dışı bu olayların, bu iddiaların; hatta karakollara, mahkemelere intikal etmiş vakaları yeniden kaleme alıp, değerli okurlarımı meşgul etmek istemiyorum. Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu hikayelerini burada noktalamak istiyorum. Ama çobanın değneği misali sürtünen olursa onu bilemem.

 

Gelelim medya ayağına…

 

Mersin medyası ile ilgili olarak da, yine hicap duyulacak öyle iddialar ortaya atıldı ki; bunun temizlenmesi ancak ve ancak gazetecilerin kendi aralarında “kol kırılır yen içinde kalır” misali düzeltilebilir. Zaten itibar kaybeden, değer ve kan kaybeden bir mesleğin fertleri olarak   

bunu kendi aramızda çözmeliyiz. Bu sözler yerine keskin bir dil kullanacaktım ama sevgili arkadaşım, meslektaşım, yörük gardaşım Nevzat (Çağlar) Kelleli’nin ani vefatı beni bu dili kullanmaktan alıkoydu. Aynı okuldan “Sonhaber” okulundan, ekolünden mezunduk. Bu kentte “fikri takip” ilkesini en iyi bilen ve uygulayan da Nevzat Kelleli kardeşimdi. Bir ikincisini sorarsanız, o da Allah ömür versin Ziya Keskinışık ağabeyimdir. Nevzat’ın hiçbir zaman yanından ayırmadığı defterinde (şimdilerde gazeteciyim diye dolananların yanında not tutacak kağıdı bırakın, kalemi dahi yok) 10 yıl önceki Mersin limanı ihracat-ithalat rakamlarını dahi bulabilirdiniz. Bir de müthiş bir zeka ile hafızaya sahip idi. Haber atlatmanın piri idi. Haklı bir zevk alırdı. Bir yılan hikayesi vardır ki… Dillere destan. Bilenler bilmeyenlere anlatsın misali…

Ona en çok ihtiyaç duyduğumuz şu günlerde aramızda yok artık. O hep gülen yüzü ile yapıcı eleştirilerde bulunurdu da ondan. Ahmet Ünal ve yönetim kurulu…” diye başlar… Ve … Acımız büyük ve taze. Bu nedenle “keser döner sap döner” yazılarımıza ara vermek istiyorum. Özellikle medya ayağına da şimdilik girmek istemiyorum. Rahmetli Nevzat’ın hoşgörülü zihniyetine hürmeten ve de şimdilik… Böylece “keser döner sap döner” yazımızın 3’üncüsünü de “anlayana sivrisinek saz” misali burada sona erdirelim… Siz anladınız onu…

    Yorumlar

HAVA DURUMU
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
NAMAZ VAKİTLERİ
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
EN ÇOK OKUNANLAR
BUGÜN
BU HAFTA
BU AY
EN ÇOK YORUMLANANLAR
BUGÜN
BU HAFTA
BU AY
SPOR TOTO SÜPER LİG
Tür seçiniz:
ARŞİV