21 Ağustos 2017 Pazartesi

EN BÜYÜK ŞİDDET BASKICI KONTROL

Amerikalı akademisyen Stark, Mersin Üniversitesi’ndeki meslektaşlarıyla buluştu

11 Nisan 2014 Cuma 18:46
EN BÜYÜK ŞİDDET  BASKICI KONTROL
 İmece Haber Merkezi- Amerika’da aile içi şiddet üzerine çalışmalar yapan Prof. Dr. Evan Stark, Mersin Üniversitesi Kadın Sorunlarını Araştırma ve Uygulama Merkezi’nin (MERKAM)  davetlisi olarak Mersin’e geldi. Amerika deneyimlerini katılımcılarla paylaşan Prof. Dr. Stark, fiziksel şiddetin aile içindeki şiddetin en önemli unsuru olmadığını, kadına en büyük zararı, içerisinde çekince, izolasyon, aşağılama, kontrol ve bağlayıcılık taktiklerini barındıran ‘baskıcı kontrol’ün verdiğini söyledi.

Prof. Dr. Stark, yıllarca eğitim verdiği Rutgers Üniversitesi'nde kadına karşı şiddet konusunda çalışan tek kişinin kendisi olduğunu belirterek, “Mersin Üniversitesi gibi kadına karşı şiddetle ilgili bir birime ve bu alanda çok sayıda çalışana sahip bir üniversitede bulunmak benim için büyük bir zevk” dedi.

Türkiye’nin kadına karşı şiddete yönelik en geniş hukuk kurallarına sahip ülkelerden biri olduğunu söyleyen Prof. Dr. Stark,  yargı kararları ile onun uygulanışı arasındaki en büyük orantısızlığın da yine Türkiye’de olduğunu söyledi ve ABD'de bunun tam tersi bir durumun yaşandığını kaydetti.

Şiddetle ilgili araştırmalarında aile içi ilişki içerisinde çekince, izolasyon, aşağılama, kontrol ve bağlayıcılık taktiklerini barındıran ‘baskıcı kontrol’ üzerinde durduğunu kaydeden Prof. Dr. Stark, bu baskının, kadınların eşitliğine, özgürlüğüne, kişiliğine ve onuruna zarar verdiğini söyledi. Baskıcı kontrolün, kadınların kendileri için yapmak istediklerini engellediğini ve fiziksel şiddetten daha ağır olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Stark, “Kadınlara karşı şiddet, sırf erkeklerin kadınlara yaptıklarıyla ilgili değil, kadınların kendilerine, ailelerine ve ülkelerine faydalı olmalarını engelleyen tüm unsurlarla ilgilidir” ifadelerini kullandı.

 Prof. Dr. Stark, İngiltere'nin şiddet tanımına ‘baskıcı kontrol’ü eklediğini, İskoçya'nın aile içi şiddet tanımını genişleterek ‘histerik şiddet’ uygulaması olarak değiştirdiğini ve pek çok ülkenin de Türkiye'nin yaptığı gibi ekonomik ve duygusal şiddet tanımını kanunlarına yerleştirdiğini aktardı.

Cinsel taciz vakalarının yüzde 80’inin kadınların birlikte oldukları kişiler tarafından gerçekleştirildiğini söyleyen Prof. Dr. Stark, “Kadının sağlığı siyasi bir önem taşır. Kadının vücudundaki yaralanmaların sürekliliği ve izlediği yol, onların ağızlarına, göğüslerine, karınlarına ve cinsel bölgelerine zarar verecek şekilde şiddet uygulanması, çok açık biçimde kadın yaralanmalarının haritası, erkekler tarafından çizilen cinsel ve siyasi bir haritadır” diye konuştu.

 Şiddete uğrayan kadınlarda alkol tüketimi, uyuşturucu kullanımı ve intihar eğilimlerinin arttığını söyleyen Prof. Dr. Stark, kadınların dayak yeme ve ölüm korkusu nedeniyle bu yola başvurduğunu belirlediklerini aktardı. ABD’de kadın sığınma evlerinin açılmaya başlandığı 1976–2000 tarihleri arasındaki kadın erkek ölüm oranlarını katılımcılarla paylaşan Prof. Dr. Stark, “Bu tarihten itibaren kadınların erkekleri öldürme oranı düşerken erkeklerin kadınları öldürme oranı aynı kalmış, hatta artmıştır. Bu da bize kadınların kendilerini ve çocuklarını tehdit altında hissettiklerinde, erkeklerin ise kadınlardan ayrıldıklarında ve kontrolü kaybettiklerinde öldürmeye yatkın olduklarını gösteriyor” dedi.

    Yorumlar

HAVA DURUMU
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
NAMAZ VAKİTLERİ
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
EN ÇOK OKUNANLAR
BUGÜN
BU HAFTA
BU AY
EN ÇOK YORUMLANANLAR
BUGÜN
BU HAFTA
BU AY
SPOR TOTO SÜPER LİG
Tür seçiniz:
ARŞİV